gop gaziosmanpaşa ak parti chp iyi parti mhp
DOLAR
9,5013
EURO
11,0481
ALTIN
548,60
BIST
1.519
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
18°C
İstanbul
18°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
16°C
Cuma Çok Bulutlu
17°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
17°C
Pazar Sağanak Yağışlı
18°C

Tamer Bağlan

1998 yılında İskenderun’da (Hatay) doğdu. 2016 yılında İKEM Kolejinden mezun oldu. Halen İstanbul Bilgi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği ve İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset bölümlerinde eğitimine devam ediyor. İki yıldır İstanbul Bilgi Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü yönetiminde görev alan Bağlan, ayrıca bir özel eğitim kurumunda öğrenci koçluğu yapıyor. Gaziosmanpaşa Karayolları Mahallesi'nde ikamet ediyor.

Ekonomik Tercih Dönemi

14.10.2021
0
A+
A-

Merhaba sevgili okurlarım. Uzun bir aradan sonra yeniden sizlerle olmaktan kıvanç duyuyorum. Bu hafta sizlerle genç arkadaşlarımızın hayallerinin başlangıcı olan üniversitelere yerleşme durumunu konuşacağız.

Büyük emek, büyük hezimet

Evet, büyük emek büyük hezimet. Aylarca belki de yıllarca çalışıyoruz bir üniversiteye yerleşebilmek için. Özel dersler, dershaneler, okullar vs. Sayısız yerde sayısız eğitim alıp hayallerimizin en önemli durağı olan üniversite sınavına çalışıyoruz. Çalışmamızın karşılığını da sınav sonucumuz ile alıyoruz. Tam sevinecekken bir kapı beliriyor karşımızda. O sevinç yerini mutsuzluğa, derin düşüncelere, gideceğim memlekette nasıl ayakta kalabilirimlere bırakıyor. Sanmayın ki sınavı kazanınca üniversiteli oluyorsunuz. Evi, yurdu, cep harçlığı, üniversite harcı, suyu, elektriği… Her şey sorun olmaya başlıyor.

Uçuyoruz sevgili okurlarım uçuyoruz. 2023 hedeflerine doğru uçuyoruz(!). Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarına birlikte bir göz atalım.

Varan 1: “Biz yurt konusunda hiçbir iktidarın yapamadığını yaptık, modern şekilde yurtlar yaptık.”

Bizler bunu görebiliyor muyuz? Cevabı yine sizde sevgili okurlarım.

Varan 2: Fahiş kira fiyatı artışlarına gösterilen tepkiyi abartılı bulan Cumhurbaşkanımız “Abartılacak bir sorun yok ki, ne abartıyorsunuz.” diye bir açıklama yaptı.

Hızlıca bir bakalım. Yakın zamanda medya organlarında tek odalı, tek pencereli bir evden kira bedeli olarak 1.500 TL talep edildiğini gördük. Ev sahiplerinin emlakçı olmadıkları halde emlakçı gibi kendilerini göstererek ekstra ücret talep ettiklerine şahit olduk.

Uzaklara gitmeye gerek yok. Gaziosmanpaşa’da ev tutmak isteyen öğrenci arkadaşlarımız için ufak bir araştırma yaptım. Güvenlikli, konforlu ve ulaşım ağına yakın bir yerde minimal bir ev tutmak isterseniz kira fiyatı 2.300 TL’den başlıyor. Ama abartılacak bir şey yok sevgili okurlarım. Sizler çok abartıyorsunuz (!)

Varan 3: “Biz göreve geldik, üniversite öğrencilerinin aldığı burs 45 liracıktı. Elinize dilinize dursun ya. Şu anda bunlar 650 liraya çıktı.” diyen Cumhurbaşkanımız gözden bir şeyi kaçırdı.

Vallahi ben demiyorum!

2001 yılının 45 lirası, Merkez Bankası’nın hesabına göre bugün 614 TL ediyor. Bunu vallahi ben demiyorum, Merkez Bankası diyor sevgili okurlarım. Gözden kaçan bir şey daha var. Domatesin 10 TL, 4 litrelik bir Ayçiçek yağının 75 TL, 200 gramlık bir kahvenin 50 TL olduğu bir zamanla geçmiş dönemler kıyaslanır. Galiba kafalar biraz karıştı. Övünecekken sövülecek noktalara gelindi artık.

Sadece bu üç maddede bile neden gençlerin üniversitelere yerleşmekte zorlandıklarını veya yerleşemediklerini anlamış oluyorsunuz sevgili okurlarım. Takdiri sizlere bırakıyorum ama unutmayın bu üç madde büyük emeğin nasıl büyük bir hezimete dönüştüğünün göstergesi.

Parayı veren düdüğü çalar

Devlet üniversitesi istemeyen ya da puan olarak yeterli olmayan öğrenci arkadaşlarımız vakıf (özel) üniversiteleri tercih etmek istiyorlar fakat ücretler dudak uçuklatacak kadar yüksek. Kendilerini çok güzel bir şekilde pazarlayabilen bu üniversitelerin senelik ücretleri lisansta minimum 30.000 TL, ön lisansta ise minimum 15.000 TL’den ücretlerini açıklıyorlar. Üniversiteye başladıktan sonra da senelik zamlar ile ücretlerde büyük bir artış görülüyor. Reva mı bu sevgili okurlarım? Güzel bir eğitim almak isterken soyulup soğana çevrilmek reva mıdır bu ülkenin gençlerine? Ülkemiz ekonomik anlamda uçuyorken(!) bir de üniversitelerin de bu denli fazla fiyatla kendilerini pazarlamaları hak mıdır? Bir an önce parayı veren düdüğü çalar mantığından uzaklaşıp herkese eşit, adil ve ticarethane mantığından uzak üniversiteler ve zihniyetler inşa edilmelidir.

Sokakta kalmak artık yasak!

Türkiye buna da şahit oldu. Devlet yurduna yerleşemeyen ve kiralık ev fiyatlarının yüksekliğinden dolayı kalacak yer bulamayan öğrenciler BARINAMIYORUZ diyerek eylem gerçekleştirdiler. Öğrenciler Kadıköy’de Yoğurtçu Parkı’nda banklarda nöbetlerini gerçekleştirdiler. Bunlar gerçekleşirken polis uyarısı ile karşı karşıya kalan öğrencilere sokakta kalmak da artık yasak diyerek tepki gösterdiler. İnanabiliyor musunuz sokakta kalmak da artık yasak. Neydik, nereye gidiyoruz yorum sizlerde sevgili okurlarım.

SONSÖZ

Gençlerimize sahip çıkmak zorundayız. Onların yanında olduğumuzu hissettirmeliyiz. Kazandıkları üniversiteye mali sebeplerden dolayı gidemediklerinde onların gözünden akan her damla yaşın sorumlusu biziz sevgili okurlarım. Çıkaramadıkları sesin, boğazlarında oluşan düğümlerin çözümleyicisi olmak zorundayız. Çünkü bugün sahip çıkmadığımız gençlerimiz yarının doktorları, mühendisleri, avukatları, bürokratları olmak için çabalıyorlar. Hepsi ülkemizin refahında söz sahibi olacaklar, bunu göz ardı etmeyelim.

Bir genç olarak söylüyorum: Kimilerinin uçuyoruz söylemlerini kulak ardı edip ülkemiz için çalışmalı, çabalamalıyız. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Vatanın bütün ümidi ve geleceği size, genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır.” sözünden yola çıkarak enerjimizin ve inancımızın elimizden alınmasına müsaade etmeyin. Daima yanımızda olduğunuzu hissettirin. Hissettirin ki yarınlarımızın aydınlık olmasında biz gençlerin katkısı olsun.

SAĞLICAKLI KALIN…

 

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.