gop gaziosmanpaşa ak parti chp iyi parti mhp zafer partisi deva partisi gelecek partisi saadet
DOLAR
18,6336
EURO
19,4066
ALTIN
1.051,84
BIST
4.874,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
°C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Erhan Avcı

1988 Biga/Çanakkale doğumludur. İlk,orta ve lise öğrenimini Biga’ da tamamlamıştır. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği Bölümünü 2011 yılında tamamlamıştır. 2014 yılından bu yana Milli Eğitimde Türkçe öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Sekiz yıldır Gaziosmanpaşa Küçükköy’de yaşamaktadır.

Uzayda DART

17.11.2022
0
A+
A-

“Double Asteroid Redirection Test” ya da kısaca DART 23 Kasım 2021’de SPACEX şirketinin FALCON 9 roketi ile uzaya gönderildi.

Maliyeti 325 milyon dolar olan bu projenin amacı dünyaya çarpma ihtimali bulunan asteroidleri engelleyerek dünyayı korumak.

Çapları 1-20 metre arasında değişen asteroidler dünyaya sık sık çarpar. Bunların büyük bir kısmı da atmosferde yanarak yok olur. Bu yanma olayına gece tanık olduğumuzda buna yıldız kayması deriz.

Bunlardan atmosferde yanarak parçalanmayanları ise dünyaya düşer. Eğer düştüğü yer bir şehir ise zarar verebilir. 2013 yılında Chelyabinsk meteoroidi Altı Rus şehrinde binalara zarar verdi ve yaklaşık 1500 kişinin yaralanmasına neden oldu. Chelyabinsk meteoroidinin çapı sadece 20 metreydi.

Peki çapları daha büyük olan astereoidlerin dünyaya çarpma olasılığı nedir?

Ortalama olarak 500.000 yılda bir, 1 km çapındaki asteroidler Dünya’ya çarpıyor. Bu boyuttaki en taze olayın, 20.000 yıl önce Moritanya’daki Tenoumer çarpma kraterini oluşturduğu düşünülüyor. Yaklaşık 5 km çapındaki asteroidler ise yaklaşık 20 milyon yılda bir Dünya’yı etkiliyor.

Dünyadaki canlıların yaklaşık %75’ini yok ederek dünyadaki yaşamı değiştiren asteroidin çapı 12 km çapındadır. Çarptığı yerde 100 km çapında 30 metre derinliğinde Chicxulup kraterini oluşturmuştur. Çarpma esnasında birçok canlı türü gibi dinozorlar da yok olmuştur.

Tüm bu yaşananları dikkate aldığımızda dünyamız, uzaydan gelecek tehditler konusunda savunmasız durumda. Özellikle de asteroid çarpması konusunda dünyamızı korumak için şu anlık elimizden gelen bir şey yok.

Geçmişte asteroid çarpışmasını önlemek için birçok proje geliştirilmiş. Bu projeleri ortak özelliklerine göre bazı başlıklar altında toplamak mümkün.

  1. Nuclear Explosive Device

Tehdit edici bir gök cismi yüzeyinin üzerinde, üzerinde veya biraz altında bir nükleer patlayıcı cihaz başlatmak, nesnenin bileşimine ve boyutuna bağlı olarak optimal patlama yüksekliği ile potansiyel bir sapma seçeneğidir. Ancak bu temele dayanan projelerde aşılması gereken bazı sorunlar vardır. En önemli sorun asteroidin kütlesi oranında nükleer patlayıcı asteroide taşımak. Büyük kütleli asteroidler için yüksek kütleli nükleer patlayıcıyı uzaya çıkarmak gerekir. Bu da günümüz şartlarında hem çok maliyetli hem de pek mümkün değil. Çünkü tonlarca patlayıcı uzaya çıkarmak ve dünyadan milyonlarca kilometre uzaklıktaki bir asteroide taşımak günümüz teknolojisi ile pek mümkün değil.

  1. Asteroid Gravity Tractor

Patlayıcı sapmaya bir başka alternatif, asteroidi zaman içinde yavaşça hareket ettirmektir. Bunun için bilim adamları, asteroidi yer çekimsel olarak tehdit edici olmayan bir yörüngeye çekmek için bir asteroidin üzerinde gezinen devasa bir insansız uzay aracı kullanmayı önerdiler. Uzay aracı asteroidin etrafında dönerek onu çekim kuvvetiyle etkileyecek ve yörüngesinde sapma oluşturacaktı. Böylece asteroid dünya için tehdit oluşturmayacaktı. Ancak bu fikrin hayata geçirilmesini engelleyen bazı problemeler vardır. Problemlerden ilki bir yerçekimi traktörünün etkili olabilmesi için muhtemelen asteroidin yanında birkaç yıl geçirmesi gerekecekti. Ayrıca asteroide ulaşmak için de on yıllar boyunca yolculuk yapması gerekecekti. Bu kadar uzun süreli uzay yolculuklarının aksaklık yaşanamadan tamamlanması şu anlık zor görünüyor. Bu problemler aşılsa bile asteroidin kütlesine etki edebilecek büyüklükte bir uzay aracını uzaya çıkarmak ve çok uzak mesafelere götürmek şu anki teknoloji ile imkansız görünüyor.

  1. Ion Beam Shepherd

Bu yöntem, ilk olarak, güneş fırınlarında kullanılanlara benzer , büyük toplayıcı, içbükey aynalardan oluşan bir sisteme sahip bir uzay istasyonunun inşasını gerektirecekti. Sonra güneş enerjisini asteroidin yüzeyine odaklayarak bir asteroidi veya kuyruklu yıldızı saptıracaktı. Böyle bir hızlandırılmış strateji, potansiyel bir tehlikenin geç tespit edilmesi durumunda kullanılabilirdi. Tüm bunlar dikkate alındığında uygulanabilir bir fikir olarak görülse de bu projenin de aşması gereken problemler vardı. Sorunların başında, açısı sürekli değişen güneş ışığını bir mercekte toplamak için aynaların optimal açıyı sürekli ayarlaması. Diğer sorun ise aynada toplanan ışığın asteroide gönderilmesi sırasında açısal sapmaları ayarlamadaki zorluklar.

  1. Kinetic Impact

Asteroit hala Dünya’dan uzaktayken, asteroidi saptırmanın bir yolu, bir uzay aracını asteroitle çarpıştırarak momentumunu doğrudan değiştirmektir. Bu yöntem ile asteroidin dünyaya geliş açısı 1 derece bile değiştirilebilirse asteroid Dünya’nın çok uzağından geçer ve dünya kurtulur. Bu yöntemin dezavantajı ise Dünya’ya çarpa ihtimali olan asteroidin çok uzaktayken tespit edilmesi zorunluluğu olmasıdır. Çünkü asteroid, dünyadan milyonlarca kilometre uzaklıktayken açısı değişirse Dünya’nın uzağından geçer aksi takdirde Dünya’ya çarpar. Bu dezavantajına rağmen asteroid çarpmasını önlemek için en uygun yöntem olarak kabul ediliyor.

2007 yılında yürütülen bir NASA sapma alternatifleri analizi şunları belirtti:

Nükleer olmayan kinetik çarpmalar en olgun yaklaşımdır ve özellikle tek bir küçük, katı gövdeden oluşan NEO’lar için bazı sapma/azaltma senaryolarında kullanılabilir.

İşte tüm bu verilere dayanılarak DART uzaya fırlatıldı. NASA, DART ile bu yöntemin doğruluğunu test edecek.

Günümüzde 140 metreden daha büyük bilinen hiçbir asteroidin önümüzdeki 100 yıl boyunca Dünya’ya çarpma şansı olmasa da, Ekim 2021 itibariyle bu asteroitlerin sadece yüzde 40’ı bulundu. NASA da asteroidlerin bilinmeyen %60’ı için önlem almak istiyor.

DART görevinin amacı da tam olarak bu. Dünyayı asteroidlere karşı korumak. DART bu korumayı nasıl sağlayacak?

DART‘ın hedefi, Yunanca “ikiz” anlamına gelen (ve görev adındaki “çift” kelimesini açıklayan) ikili asteroit sistemi Didymos‘tur. Sistem iki asteroitten oluşur: daha büyük asteroit Didymos (çap: 780 metre, 0.48 mil) ve daha büyük asteroidin yörüngesinde dönen daha küçük aycık asteroit Dimorphos (çap: 160 metre, 525 fit).

DART uzay aracı, yerleşik bir kamera (DRACO olarak adlandırılır) ve gelişmiş otonom navigasyon yazılımı yardımıyla, kendisini yaklaşık 6,6 km/sn hızla aya çarparak kinetik çarpma sapmasını gerçekleştirecektir. Çarpışma, uydunun ana gövde etrafındaki yörüngesindeki hızını yüzde bir oranında değiştirecek, ancak bu, uydunun yörünge periyodunu birkaç dakika değiştirecek – Dünya’daki teleskoplar kullanılarak gözlemlenip ölçülmeye yetecek kadar. En azından NASA böyle umuyor.

 

Çarpmadan sonra, aynı teknik, Dimorphos’un yörüngesindeki değişikliği çarpmadan önceki ölçümlerle karşılaştırarak ortaya çıkaracaktır. 2022 sonbaharındaki DART etkisinin zamanlaması, en yüksek kalitede teleskopik gözlemleri mümkün kılmak için Dünya ile Didymos arasındaki mesafeyi en aza indirecek şekilde seçilmiştir. Didymos, DART çarpması sırasında Dünya’dan yaklaşık 11 milyon kilometre (6,8 milyon mil) uzakta olacak.

1 derece açının değişmesi kulağa etkisizi gibi geliyor ama aslında etkisi çok büyük. Bu çarpışma dünyadan milyonlarca kilometre uzaklıkta gerçekleşeceği için yaşanan sapma ile asteroidler dünyanın çok uzağından geçip gidecek. Böylece Dünya asteroid çarpma tehlikesinden kurtulmuş olacak.

Umarım, her şey NASA’nın planladığı gibi ilerler ve bu görev başarıyla gerçekleşir. Aksi takdirde uzaydan gelen asteroidlere karşı hala savunmasız olacağız.

Bu konuda sizin görüşleriniz neler? Sizce bu görev başarıyla gerçekleştirilecek mi? NASA bu görevle beklediği sonuca ulaşıp asteroidin yörüngesini değiştirebilecek mi? Yoksa bir hayal kırıklığı olarak zihinlerimizde mi kalacak? Yorumlarınızı bekliyoruz.

ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.